+90 850 460 63 34+90 532 445 81 40info@mutludemiray.com

Kişiselleştirilmiş Onkolojide Klinik Yolculuğunuz: Muayene, Moleküler Konsey ve Tedavi Sürecimiz

İçerik Tarihi: 22.09.2026Dr. Ebru Gül Karakoç

Kanser tedavisi, standart kalıplara sığdırılamayacak kadar bireysel ve dinamik bir süreçtir. Kliniğimizde uyguladığımız kişiselleştirilmiş onkoloji yaklaşımı, sadece doğru ilacı reçete etmeyi değil, tümörün biyolojisini büyük bir titizlikle çözmeyi ve hastamızı bu sürecin her aşamasında şeffaf bir şekilde bilgilendirmeyi hedefler. Bu yazıda tedavi sürecinizin yapı taşlarını oluşturan randevu, doğru testin seçimi, moleküler inceleme ve klinik karar aşamalarımızın nasıl işlediğini adım adım anlatıyoruz.


1. Randevu Öncesi Hazırlık, İlk Muayene ve Doğru Testin Seçimi

Kliniğimize gelirken, hastalığınızın geçmişini eksiksiz bir şekilde analiz edebilmemiz için daha önce aldığınız tüm tedavilere dair epikrizleri, PET ve patoloji raporları başta olmak üzere radyolojik görüntüleme ve laboratuvar sonuçlarınızı yanınızda getirmeniz kritik önem taşır. Eğer daha önce yapılmış güncel bir Genetik Haritalama yani Kapsamlı Genomik Profilleme (CGP) testiniz varsa, bu raporu mutlaka dosyanıza eklemelisiniz. Ancak güncel bir CGP raporunuz yoksa, sürecimiz şu şekilde ilerler:

İlk Görüşme ve Test Planlaması: Randevunuzun ilk aşamasında, Prof. Dr. Mutlu Demiray ile detaylı bir muayene gerçekleştirilir. Hastalığınızın klinik seyri, fiziksel durumunuz ve tıbbi verileriniz incelenir. Güncel bir genetik haritalamaya ihtiyaç duyulursa, mevcut klinik tabloya en uygun test stratejisi belirlenir. Klinik pratiğimizde kullandığımız birçok farklı doku ve likit biyopsi CGP testi bulunmaktadır ve bu testlerin teknik olarak güçlü olduğu alanlar birbirinden farklıdır. Prof. Dr. Mutlu Demiray, derin klinik tecrübemiz ışığında vakanız için hangi testin en yüksek faydayı sağlayacağını size detaylıca izah ederek gerekli yönlendirmeleri yapar.

Patoloji Bloklarının Temini: Doku üzerinden CGP yapılacaksa, daha önce biyopsi veya ameliyatla alınan tümör bloklarının ilgili patoloji laboratuvarından temin edilerek kliniğimize getirilmesi gerekir. Hastane kuralları gereği, laboratuvarlar bu dokuları yalnızca hastanın kendisine veya birinci derece yakınına teslim eder. Blokları teslim alırken laboratuvar yetkililerine dokunun CGP testi (genetik haritalama) için kullanılacağının mutlaka söylenmesi gerekir. Böylece laboratuvarın, içinde en çok tümör hücresi barındıran blokları seçmesi sağlanır. Bu detay son derece kritiktir; zira yeterli tümör hücresi içermeyen bir blok teste gönderilirse analiz başarısız olur ve hastadan yeni bir blok istenerek hayati bir zaman kaybı yaşanır.

Yeni Biyopsi İhtiyacı ve Direnç Klonları: Hastanın ameliyatı veya biyopsisi eski tarihli ise ve hasta bu işlemden sonra kemoterapi veya akıllı ilaç tedavisi gördüyse, kliniğimiz mutlaka yeni bir biyopsi alınmasını önerir. Çünkü alınan tedavilerin baskısıyla kanser hücreleri evrimleşerek yeni direnç klonları geliştirebilir; bu yeni klonları tespit edebilmek için güncel bir tümör dokusuna ihtiyaç vardır. Ayrıca, eski tümör dokusu başka testler için kullanılıp tüketilmişse de yeni biyopsi şarttır.

Likit Biyopsi ve Tümör Heterojenitesi: Eğer hastadan yeni bir biyopsi veya ameliyatla doku alma şansı yoksa, kandan çalışılan likit biyopsi önerilir. Bazı durumlarda ise hem doku hem de likit biyopsisini eş zamanlı yaptırmak hasta için çok daha kritik bilgiler sağlar. Bunun temel nedeni tümör heterojenitesidir; yani tümörün her bölgesi aynı genetik yapıda olmayabilir. Biyopsi yapılan bölgede saptanmayan, ancak tümörün başka bir köşesinde saklanan ve hastalığın gidişatını etkileyecek farklı bir klon, kana dökülen tümör DNA'sı (cfDNA) sayesinde likit biyopsi ile yakalanabilmektedir.

Klinik tabloya göre CGP için hangi örneğin tercih edildiği ve gerekçesi.

2. Raporun Derin Analizi ve Moleküler Dedektiflik

Test sonuçları elde edildikten sonra, eski ve yeni tüm CGP sonuçlarınız Moleküler Tümör Konseyimiz (MTB) tarafından ön incelemeye alınır.

CGP sonucunuz ulaştığında, raporun ön yüzüne baktığınızda bazı mutasyonların tam karşılığında belirli hedefe yönelik ilaçların önerildiğini görebilirsiniz. Ancak bazı hastalarımızın raporlarında, tespit edilen genetik mutasyonlara doğrudan eşleşen hiçbir onaylı ilaç bulunmayabilir. Bu durum ilk bakışta hasta için oldukça moral bozucu görünebilir. Fakat kişiselleştirilmiş onkolojideki temel yaklaşım, sadece CGP raporunun ilk sayfasında otomatik olarak listelenen ilaçları hastalara reçete etmek değildir. Asıl uzmanlık, tespit edilen mutasyonların derin analizi ile bu mutasyonlar arasındaki ilişkilerin çözümlenmesi ve tümörün büyümek için aktif olarak hangi yolağı kullandığının anlaşılmasıdır.

Kliniğimizde bugüne kadar 2500'den fazla hastanın CGP raporu incelenmiştir. Konseyimizde görev yapan uzman kanser genetikçilerimiz, raporunuzda tespit edilen mutasyonları tek tek mercek altına alarak dünya bilimsel literatüründeki güncel klinik verileri ve genomik veri tabanlarındaki karşılıklarını araştırır. Raporunda doğrudan bir ilaç eşleşmesi çıkmamasına rağmen, Moleküler Tümör Konseyimizde yaptığımız bu derinlemesine biyolojik yolak analizleri sonucunda tümörü büyüten sürücü mutasyonu tespit edip müdahale ederek başarılı olduğumuz çok sayıda hastamız bulunmaktadır. Bu zorlu vakalardan elde ettiğimiz başarılı sonuçların birçoğu, hakemli bilimsel dergilerde literatüre kazandırılmıştır. İlham veren bu vaka sunumlarını incelemek isterseniz web sitemizdeki "Bilimsel Yayınlarımız" bölümüne göz atabilirsiniz.


3. Büyük Konsey Tartışması ve Nihai Karar

Kliniğimizde her hasta konseyde en az iki kere tartışılır.

Hazırlıklar ve literatür taraması tamamlandığında, kanser genetikçisi genomik sonuçlarınızı ve hazırladığı dosyayı tüm Moleküler Tümör Konseyine sunar. Konsey, vakayı bu yeni genomik bulgular ışığında ikinci kez, çok daha derin bir perspektifle tartışmaya açar.

Tüm bu multidisipliner değerlendirmelerin, mevcut bilimsel yayınların ve uluslararası kılavuzların ışığında; tümörün büyümesine sebep olan o spesifik yolaklara müdahale edecek en uygun ilaç veya ilaçlara Prof. Dr. Mutlu Demiray tarafından karar verilir.


4. Yazılı Kürasyon Raporu ve Şeffaf Bilgilendirme

Karar netleştikten sonra kliniğe tekrar davet edilirsiniz. Bu aşamada, Moleküler Tümör Konseyinin hazırladığı kişiselleştirilmiş tedavi planı (kürasyon raporu) size mutlaka YAZILI olarak takdim edilir. Prof. Dr. Mutlu Demiray, konseydeki bilimsel tartışmanın detaylarını, seçilen ilaçların neden ve nasıl kullanılacağını, tümörünüze hücresel düzeyde nasıl etki edeceğini detaylı olarak açıklar, tüm sorularınızı yanıtlar ve tedavinizi planlar.

Eğer tedavi sürecinizde farklı bir kliniğe başvurursanız ve size elinizdeki CGP testine dayanarak herhangi bir hedefe yönelik ilaç önerilirse; bu kararın arkasındaki bilimsel altyapıyı, literatür araştırmasını ve hekimin gerekçesini mutlaka YAZILI olarak talep ediniz. Uygulanacak tedavinin bilimsel zeminini yazılı olarak görmek ve incelemek en doğal hakkınızdır.


5. Dinamik İzlem: PET, MRD ve Dirençli Klonlara Karşı Strateji

Tedaviniz başladıktan sonra sonuçlar çok yakından takip edilir. Hedefe yönelik tedavinin ardından yapılacak yeni bir PET/CT değerlendirmesi ile konsey kararının klinik başarısı ölçülür ve gerekirse, kurulun yeniden tartışması ve incelemesi sonrasında tedavi değişikliği yapılır. Ayrıca, tedavi başarısını radyolojik olarak görünür hale gelmeden çok daha önce moleküler düzeyde takip edebilmek için kandan bakılan Minimal Kalıntı Hastalık (MRD) testlerini de aktif olarak kullanırız.

Kanser hücreleri oldukça zeki manevralar yapabilir ve zamanla uygulanan ilaçlara karşı yeni genetik kaçış yolları geliştirebilirler. Eğer tedavi sürecinde bir hastalık ilerlemesi (progresyon) durumu yaşanırsa, hemen yapılacak güncel bir CGP ile tümörün hayatta kalmak için geliştirdiği o yeni dirençli klonlar tespit edilir. Tümör Konseyimiz vakayı derhal tekrar tartışmaya açarak, bu dirençli klonlara yeni ilaçlarla müdahale edecek stratejiyi belirler. Kanser gibi zorlu ve değişken bir hastalıkta amacımız; dünya standartlarındaki güçlü bilimsel altyapımız, yenilikçi stratejilerimiz ve deneyimli multidisipliner ekibimizle hastalarımız için en doğru ve etkili güncel tedaviyi kurgulamak adına elimizden gelen tüm gayreti göstermektir.


Önemli Bilgilendirme: Moleküler genetik testler sonucunda belirlenen hedefe yönelik yeni nesil akıllı ilaçlar ve immünoterapilerin birçoğu Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış ve uluslararası kılavuzlara girmiş olsa da, bu ilaçların Türkiye'deki resmi ruhsat ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme durumları etken maddeye göre farklılık gösterebilmektedir. Kliniğimiz, yenilikçi tedavilerin hukuki temin koşullarını ve klinik erişilebilirlik boyutlarını hastalarımızla şeffaf bir şekilde paylaşmaktadır.

Kişiselleştirilmiş tedavi planlaması, doğru testin seçimi ve randevu süreçleri hakkında bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.