Prof. Dr. Mutlu DemirayMedikal Onkoloji UzmanıKişiselleştirilmiş onkolojinin temellerini, genomik sürecin nasıl işlediğini ve gerçek hasta deneyimlerini kısa videolarda anlatıyoruz.
Likit biyopsilerdeki değişim ve gelişim baş döndürücü bir hızla ilerlemekte. Gelecek likit biyopsiler üzerine kurulacak. Günümüzde çok ciddi gelişmeler olmasına rağmen hastadan doku biyopsisi alınamadığı durumlarda likit biyopsi yapılsın görüşü hakimdir. Ancak hastanın hastalık yükü düşükse yani metastazı az ve tümörü küçük ise likit biyopsiler genellikle bu durumlarda başarısız olmaktadır. Ancak hastanın tümörü büyükse ve fazla sayıda metastazı mevcutsa bu hastalarda likit biyopsiler neredeyse doku biyopsileri kadar etkindir. Bu nedenle likit biyopsi tercihi yapılacaksa veya biyopsi alınması sorunlu ise bu konuda deneyimli bir merkezden 2. görüş alınarak kapsamlı genomik profilleme testine karar verilmelidir. Likit biyopsilerde yetersiz DNA elde edinme durumu ve eksik sonuç çıkma durumu olabilmektedir.
Kapsamlı genomik profilleme testleri kanserli dokunun analizi veya kandan tümör DNA parçalarının ayrıştırılarak analiz edilmesiyle yapılabilmektedir.
Henüz günümüzde kanserli dokudan yapılan analizler daha ön plandadır. Ancak yakın zamanda kandan da büyük oranda yapılabilecektir.
Öncelikle kanserli dokudan biyopsi yapılarak analiz tercih edilmelidir. Eğer hasta birçok tedavi almış ve cevap alınamamışsa yeniden biyopsi yapılarak en son gelişen tümörün genomik analizi en doğru yöntemdir. 2 yıl önce ameliyat olmuş, birçok tedavi almış bir hastanın 2 yıl önceki dokusundan elde edilen genomik profilleme eksik veya hatalı bilgi verebilir. Çünkü zaman içinde mutasyonlarda farklılıklar gelişebilmektedir. En son durumdaki tümörden alınan biyopsi ile kapsamlı genomik profillemenin yapılması en doğru yoldur.
Her evredeki kanser hastası bu bilgiyi edinmek isteyebilir. Yani kanser olmuş bir insanın kanser biyolojisini öğrenme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu konuda oldukça deneyimli bir hekim olarak ben hastalarıma evre 3 ve 4'te önermekteyim. Yani tedaviyi değiştirebileceğim veya bu teste göre belirleyebileceğim durumlarda. Ancak bazen hastalarım erken evrede de talep edebilmekteler ve onlara da bu hizmeti verebilmekteyiz. Ancak kapsamlı genomik profilleme testlerinin erken evre kanserlerde tedavi belirlenmesindeki rolleri ileri evrelerdekine göre daha azdır.
Kapsamlı genomik profillemeye dayanan kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde tedaviyi belirleyen, kanser biyolojisindeki değişim ve ona yönelik müdahalelerin nasıl yapılacağıdır. Kişiselleştirilmiş kanser tedavisi dizayn eden bizler, tedavi dizaynını yaparken hastamızın hayatına nasıl dokunabiliriz, nasıl daha iyi sonuçlar elde edebiliriz gibi noktalara odaklanırız. Tedavinin dizayn edilebilmesi en büyük mutluluktur. Ondan sonra sigorta sistemlerini düşünmek gerekir. Günümüzdeki geri ödeme sistemleri henüz kişiselleştirilmiş kanser tedavilerine göre düzenlenmedi. Ancak bilimsel rasyoneli ve kanıtları ortaya konulduktan sonra geri ödeme kuruluşlarına başvurulduğunda olumlu yanıtlar alınabilmektedir.
Önce tedavinin belirlenmesi önemlidir.
Kesinlikle alınmalıdır. İkinci bir görüş almak her durumda çok yararlıdır. Ameliyat için, kanser tedavisi için, yani sağlık sorunlarının birçok durumu için geçerlidir. Kapsamlı genomik profilleme testlerinin sonucunda kürasyon raporu olarak hem yurtdışından hem de Medicana Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavi Merkezi'nden görüş alabilirsiniz. Hatta hekiminiz de özel platformlardan ikinci görüş alabilir.
Bu testlerin amacı size direkt tedavi önermek değildir. Bu testler size, mutasyonları, değişen moleküler yapıları ve değişen biyolojiyi verir. Bunları çözümleyerek tedavi dizaynı yapmak moleküler tümör kurulunun işidir. Yani 'test yaptırdım, hedefli bir tedavi çıkmadı' diye bir şey yoktur. Tümör biyolojisinin öğrenilmesiyle ne yapılacağı belirlenebildiği gibi ne yapılmayacağının da belirlenmesi önem arz etmektedir.
Bu nedenle testin sonucu olarak hekiminizden kürasyon raporu da talep etmeniz en doğrusudur.
Ülkemizde kapsamlı genomik haritalama olarak sınırlı sayıda yapılmakta, ancak yakın zamanda sayılarının artacağını düşünmekteyim. Ancak geri ödeme kuruluşlarının kapsamında böyle bir test henüz ülkemizde yapılamamakta.
Birçok üniversitemizde ve devlet hastanemizde daha dar panellerin olduğu testler yapılmaktadır.
Bu konuda çok haklısınız. Esasen testin fiyatını belirleyen, testin onaylanıp onaylanmadığı ve genomik analiz tekniğidir. Yani kapsamlı genomik analiz yapan testlerin fiyatları belirli bir seviyenin üzerindedir. Bu testler arasında da çok ciddi farklar yoktur. Önemli olan bu testlerin değerlendirmesidir. Bulunduğunuz merkezdeki kişiselleştirilmiş kanser tedavi deneyimi önemlidir. Temel olarak hekiminizin önerdiği testi tercih etmeniz en fiyat etkin yol olacaktır. Ancak kendi talebinizle kapsamlı genomik profilleme yaptıysanız, bu konuda deneyimli bir merkeze başvurmanız ve sonucunda kürasyon raporu talep etmeniz en doğru yol olacaktır.
Esasen bu amacınıza bağlıdır. Eğer tedavi olduğunuz merkezde bir moleküler tümör kurulu var ve deneyimli bir ekip tarafından değerlendirilecekse, en doğru karar kapsamlı genomik profilleme ile verilecektir. Yani 300'den fazla genin her noktasının analiz edildiği, doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmış kapsamlı genomik profilleme testleri.
Ancak bu imkanlar yoksa veya sizin ya da hekiminizin tercihi ile daha dar kapsamlı testler ile de tedavi kararları verilebilmektedir. Bu testler ile saptanan mutasyonlar da kişiselleştirilmiş tedavide önemlidir. Ancak bu testler ile mutasyon saptanamazsa, bu sizin kişiselleştirilmiş tedaviye uygun olmadığınız anlamına gelmez. 'Gen çıkmadı, ben bu yaklaşım için uygun değilmişim' söylemi doğru değildir. Analiz yapılan gen bölgelerinde mutasyon çıkmamış demektir. Mutasyon olmadan kanser gelişmez; mutlaka bir farklılık olmuş ki kanser gelişmiş. Bu durumda kapsamlı genomik analizler yapılmalıdır.
Ayrıca bu testler arasında fiyat farkları ve geri ödeme kurumlarının kapsamında olup olmamaları da farklılıklar arz etmektedir.
Öncelikle kanserinizde bozulmuş olan genetik bilginin ortaya konması gerekmektedir. Bu nedenle 'Kapsamlı Genomik Profilleme' yapılmalıdır. Burada yaklaşık 300-600 arasındaki genin bilgi üreten, yani protein kodlayan tüm noktalarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani hedeflenmiş bölgelerin analizi değil, tüm egzonun dizilenmesi yapılmalıdır. Bu dizileme yapıldıktan sonra onaylı ve kabul edilmiş bir biyoinformatik tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Buradaki detaylı teknik verileri anlamak ve yorumlamak, anlayacağınız üzere zordur. Bu nedenle eğer kanserde kişiselleştirilmiş tedavi yapılacak ise, bu konuda deneyimli en az 2 yerden görüş aldıktan sonra testinizi yaptırmanızı öneririm.
Bu testlerin amacı direkt tedavi önerisi değildir. Kanserdeki bozulan mekanizmaların, biyolojinin öğrenilerek hastaya özel tedavi düzenlenmesidir. Bu nedenle kişiselleştirilmiş kanser tedavi merkezlerinde kanser biyologları çalışmaktadır.
Kanser tedavinizin, kanserinizin genetik özelliklerine dayandığı anlamına gelmektedir.
Genler, vücudumuzdaki hücrelerin nasıl büyüyeceklerine, gelişeceklerine, fonksiyonlarını nasıl gerçekleştireceklerine karar veren bilgiler topluluğunu oluşturur. Bu bilgilerdeki bozukluklar kanserlerin biyolojisini belirler. Kanserde bu bilgilerde bozukluk oluşmuştur. Kanserli dokunun hatalı bilgilerinin ortaya konularak biyolojisinin öğrenilmesi ve bozulmuş kanser biyolojisine göre tedavi düzenlenmesine 'Hassas Tıp' (Precision Medicine) denilmektedir.
Kişiselleştirilmiş ve hassas olarak dizayn edilmiş kanser tedavileri, klasik konvansiyonel kemoterapilere göre daha az yan etkiye neden olabilmektedir. Bunun nedeni, tümöre spesifik olarak tedavi düzenlenmesi olarak düşünülmektedir. Kişiselleştirilmiş kanser tedavileri daha çok tümöre yönelik dizayn edildiği için normal hücreleri daha az etkileyebilecektir.