+90 850 460 63 34+90 532 445 81 40info@mutludemiray.com

ESR1 ve PIK3CA Birlikte Mutasyonunda Bir İlk: Elacestrant ve Alpelisib Kombinasyonu

Yayın Tarihi: 12.11.2024Yayını PubMed'de görüntüle

ESR1 ve PIK3CA mutasyonlarını birlikte taşıyan ve daha önce çok sayıda tedavi almış metastatik meme kanseri hastasında, elacestrant ve alpelisib kombinasyonu literatürde ilk kez uygulandı. Doz ayarlaması ve ketojenik diyet desteğiyle tolere edilebilen bu tedavi, karaciğer ve kemikteki metastazlarda belirgin gerileme sağladı.

12 Kasım 2024 — Ekibimizin yürüttüğü ve ileri evre meme kanseri tedavisinde önemli bir adım olan yeni vaka sunumumuz, "Therapeutic Advances in Medical Oncology" dergisinde yayımlandı.


Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve hormon reseptörü pozitif (HR+) alt tipi tüm vakaların büyük çoğunluğunu oluşturur. HR-pozitif/HER2-negatif metastatik meme kanserinde standart tedavi, endokrin tedavi ile CDK4/6 inhibitörlerinin kombinasyonudur.

Bu çalışmanın en önemli yanı, ESR1 ve PIK3CA genlerinin her ikisinde de mutasyon bulunan ve daha önce birçok tedavi almış bir hastada elacestrant ile alpelisib kombinasyonunun ilk kez kullanılmasıdır. Bu iki mutasyon, endokrin tedavilere yanıtı düşürebilmektedir. Ekibimiz, söz konusu kombinasyonun uygulanabilir, tolere edilebilir ve klinik olarak aktif olduğunu göstermiştir.


Çalışma Özeti

43 yaşındaki kadın hastamız, 2018 yılında metastatik meme kanseri teşhisi almıştır. Hastalığı ilerledikçe sırasıyla kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler dahil olmak üzere birçok farklı tedavi denenmiş, ancak ya hastalık ilerlemiş ya da yan etkiler nedeniyle tedavilere devam edilememiştir.

Hastanın tümör dokusuyla yapılan kapsamlı genomik profilleme, ESR1 ve PIK3CA genlerinde mutasyonlar bulunduğunu göstermiştir. Bu mutasyonlar, standart hormon tedavilerinin etkisiz kalmasına neden olabilmektedir.

Ekibimiz bu genetik bulgulara dayanarak, ESR1 mutasyonunu hedeflemek için elacestrant (yeni nesil oral bir hormon tedavisi) ve PIK3CA mutasyonunu baskılamak için alpelisib (PI3K yolak inhibitörü) adlı iki ilacı birlikte kullanmıştır. İlaçların dozları, hastanın daha önce alpelisibe bağlı kan şekeri yükselmesi yaşaması nedeniyle ayarlanmış ve yan etkileri azaltmak için ketojenik diyet uygulanmıştır.

Tedavi sonrası yapılan PET/BT görüntülemelerinde, karaciğer ve kemikteki metastazlarda belirgin gerileme (kısmi yanıt) görülmüştür.


Çıkarımlar

  • Genomik profilleme yol gösterici olmalıdır: Kapsamlı genomik profilleme (CGP) testleri, standart seçeneklerin tükendiği hastalarda tedavi seçiminde belirleyici bir rol üstlenebilir.
  • Doz ayarı ve destekleyici yaklaşımlar önemlidir: İlaç dozlarının hastaya göre ayarlanması ve ketojenik diyet gibi destekleyici yaklaşımlar, tedavinin sürdürülebilirliğini ve başarısını artırabilir.
  • Kombinasyon umut vericidir: ESR1 ve PIK3CA mutasyonlarını birlikte taşıyan hastalar için bu kombinasyon umut vermektedir; klinik çalışması da devam etmektedir.
  • Klinik pratiğe aktarım hızlanmalıdır: Hekimlerin ve sağlık otoritelerinin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarını daha hızlı biçimde rutin klinik pratiğe dönüştürmesi önemlidir.

Yayın Linki: https://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/17588359241297101


Yayından Görseller